YA RASULALLAH
ŞİİRLERİ
H i c r e t
Bir nur
doğmuştu Mekke şehrinde.
Alemleri aydınlatacaktı
günün birinde.
Fark edince müşrikler
durdurmadı yerinde.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
Bir güneş gibi doğmuştu
alemlerin üstüne.
Kol, kanat geriyordu yoksula
ve düşküne.
Kıyam etmeyince müşrüklerin
büstüne.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
Önce Musabı gönderdi
Mekkeden Medineye.
Allah ın dinini onlara
tebliğ etsin diye.
Çaresiz ve mahsun bakarak
geriye.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
Ebu Bekir ile birlikte
çıkmıştı yola.
Sevir mağarasına varınca
verecekti mola.
Garip garip bakarak sağa ve
sola.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
İzini süre süre geldiler
Sevir dağına.
Gözleri takılınca döndüler
örümcek ağına.
Bir de ödül konulunca
mübarek canına.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
Dostuyla birlikte ayrıldı
mağaradan.
Örümcek ağıyla korumuştu onu
yaradan.
Güneşin altında çölden,
karadan.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
Uzun bir yola çıktı devesine
binerek.
Ayrıldı Kabesinden boynunu
bükerek.
Allah bizimledir korkmayın
diyerek.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
Medine ye gelmişti aşarak
yolları.
Bağrına bastı kendisine
açılan kolları.
Kardeş yapmak için Muhacirle
Ensar ı.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.
Günlerce yol giderek
ulaştığı millete
Hayran kalmıştı yapılan
ikram ve izzete
Kavuşturmak için onları
islam-i devlete.
Hicret etmek zorunda kaldı
peygamber.