
DUA ŞİİRLERİ
Yardımet Ya Rab
Dünyanin cilvesine kapıldık gittik
Azımız kurtuldu cogumuz yittiki
Yardımın gelmezse hepimiz bittik
Halimiz malumdur yardım et ya rab
Bizi bizden fazla düşünen sensin
Perişan halimizi en iyi bilensin
Çok bekletme ya rabbi yardımın gelsin
Halimiz malumdur yardım et ya rab
İhtilaflar coğaldı kafalar karışık
Kendi kendisiyle çok azımız barışık
Bu millet aslında güzelliğe alışık
Halimiz malumdur yardım et ya rab
Nefsimizin elinde oyuncak olduk
Şeytana uyduk belayı bulduk
Unuttuk ahireti ortama uyduk
Halimiz malumdur yardım et ya rab
Verdiğin nimetlere şükür etmedik
Yediğimiz meyvelerin aynısını dikmedik
Davamız dedik amma çilesini çekmedik
Halimiz malumdur yardım et ya rab
Hoşumuza gitti şaşalı yaşamak
Uzaklaştık Kuran dan basamak basamak
Yardımın olmazsa bu engeli aşamak
Halimiz malumdur yardım et ya rab
Koyduğun kuralları bazen aşıyoruz
Bazen pişman oluyor bazen şaşıyoruz
Kimimiz perişan, kimimiz yaşıyoruz
Halimiz malumdur yardım et ya rab
Düğün Duası
Bugün evlenen şu gençlerin yuvasını
Bu düğünü tertip eden anasını babasını
Davetine icabet eden dost ve akrabasını
Sen mutlu ve mesut eyle ya rabbi
Muhabbeti bol olan bir yuva kurarak
Bir yastıkta kocasınlar huzur bularak
Hayırlı çocukları olsun mesut olarak
Sen bunları bahtiyar eyle ya rabbi
Doğru yoldan kaymasın ayakları
Ömür boyu Kur-an olsun kaynakları
Peygamber sevgisiyle dolsun hayatları
Sen bunlara sadetler ver ya rabbi
Hak yolunun sadık yolcuları olsunlar
Batıla sapmasınlar İslam a uysunlar
Mutluluktan uçsunlar huzura doysunlar
Sen bunları mesut eyle ya rabbi
Şeytanın şerrine maruz kalmasınlar
Kötü kimselere muhtaç olmasınlar
Birbirlerinin kalbini dahi kırmasınlar
Sen bunlara huzur ver ya rabbi
Dünyanın cilvesine kapılıp gitmekten
Dinin emirlerini terk etmekten
İsyana sapmaktan şirke düşmekten
Sen bunları koru ya rabbi
Musibetlerin her türlü çilesinden
Hastalık ve dertlerin cümlesinden
İnsanların şerrinden şeytanın hilesinden
Sen bunları muhafaza et ya rabbi
Maddi manevi bütün felaketlerden
İnsanlığı mahveden büyük cehaletlerden
Kem gözlerden, fitneden ve ihanetlerden
Sen bunları emin eyle ya rabbi
Burada toplanan bütün dostların
Aramızdaki çocuklar ve iyi kulların
Hazreti Muhammet hürmetine bunların
Sen yuvalarına mutluluk ver ya rabbi
Sen biliyorsun ya rabbi hallerimizi
Amin amin diye yalvaran dillerimizi
Boş çevirme sana açılan ellerimizi
Sen Dualarımızı kabul eyle ya rabbi
SİYER ŞİİRLERİ
Ya Rasulallah
İnsanlık bozulmuş yoldan çıkmıştı.
Sahipsiz garipler hayattan bıkmıştı.
Müşrikler ve zalimler adaleti yıkmıştı.
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Kız doğuran ananın cezası çoktu.
Hele yavrusunun hiç hakkı yoktu.
Diri diri gömülenler kızdı çocuktu.
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Kendi ilahlarını kendileri yapardı.
Çokları tanrı diye putlara tapardı.
Kimiside köle diye çocukları satardı.
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Haktan hakikatten bahseden yoktu.
Güçlünün ve zalimin karınları toktu.
Ezilen, horlanan yoksullar çoktu.
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Hiç eser kalmamıştı şerefden şandan.
Bir zulmet sarmıştı dünyayı her yandan.
Bazen geçilmezdi vadiler göl gibi kandan
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Bir düzen vardıki kurtla kuzu misali.
Hayatından bıkmıştı yoksul ahali.
Görmeye dayanmazdı yürekler o hali.
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Adetler uğruna horlanırdı analar.
Diri diri kızını gömüyordu babalar.
Toprak altında çırpınırdı yavrular.
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Helvadan put yaparlar ilahımız derlerdi.
Acıkınca oturur afiyetle yerlerdi.
Allah bir diyeni topluca döverlerdi.
Sen gelince huzur geldi ya rasulallah.
Ya Rasulallah
Birisi gülerek bir gün gelse yanıma.
Bu gelen sen olsan ya rasulallah.
Bir müjde vererek girse koluma.
Bu müjdeci sen olsan ya rasulallah.
Birisi açsa de elini bir dua etse.
Bu du senden olsa ya rasulallah.
Bir dilek ile ümmetin çilesi bitse.
Bu dilek senden olsa ya rasulallah.
Biri uzatsa da elini tutsa elimi.
Bu el senin elin olsa ya rasulallah.
Bir dil konuşsa da düzeltse beni
Bu dil senin dilin olsa ya rasulallah.
Birisi açsa da sinesini kucaklasa beni.
Bu kucak senin kucağın olsa ya rasulallah.
Biri selam verse de duysam sesini.
Bu ses senin sesin olsa ya rasulallah.
Bir yüz tebessüm etse de baksa yüzüme.
Bu göz senin gözün olsa ya rasulallah.
Bir dua ile aydınlık gelse gözüme.
Bu dua senin duan olsa ya rasulallah.
Bir ses duysam gayıptan bizdensin diye.
Bu ses senin sesin olsa ya rasulallah.
Biri taktir name verse bana hediye.
Bu taktir sen den olsa ya rasulallah.
Biri yardım etse de sıratı geçsem.
Bu yardım senden olsa ya rasulallah.
Biri şefaat etse de cennete gitsem.
Bu şefaat sen den olsa ya rasulallah.
Biri ikram etse de kevserden içsem.
Bu senin ikramın olsa ya rasulallah.
Biri rehber olsa da rabbimi görsem.
Bu rehber sen olsan ya tasulallah.
H i c r e t
Bir nur doğmuştu Mekke şehrinde.
Alemleri aydınlatacaktı günün birinde.
Fark edince müşrikler durdurmadı yerinde.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
Bir güneş gibi doğmuştu alemlerin üstüne.
Kol, kanat geriyordu yoksula ve düşküne.
Kıyam etmeyince müşrüklerin büstüne.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
Önce Musabı gönderdi Mekkeden Medineye.
Allah ın dinini onlara tebliğ etsin diye.
Çaresiz ve mahsun bakarak geriye.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
Ebu bekir ile birlikte çıkmıştı yola.
Sevir mağrasına varınca verecekti mola.
Garip garip bakarak sağa ve sola.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
İzini süre süre geldiler Sevir dağına.
Gözleri takılınca döndüler örümcek ağına.
Bir de ödül konulunca mübarek canına.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
Dostuyla birlikte ayrıldı mağradan.
Örümcek ağıyla korumuştu onu yaradan.
Güneşin altında çölden, karadan.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
Uzun bir yola çıktı devesine binerek.
Ayrıldı kabesinden boynunu bükerek.
Allah bizimledir korkmayın diyerek.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
Medineye gelmişti aşarak yolları.
Bağrına bastı kendisine açılan kolları.
Kardeş yapmak için muhacirle ensarı.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
Günlerce yol giderek ulaştığı millete
Hayran kalmıştı yapılan ikram ve izzete
Kavuşturmak için onları islami devlete.
Hicret etmek zorunda kaldı peygamber.
VATAN ŞİİRLERİ
Canım Türkiyem
O kadar mübarek ki Toprağın Taşın.
Şehit kanıyla sulanmış her bir karışın.
Daima dimdik dursun eğilmesin başın.
Nur üstüne nur olasın canım Türkiye'm.
Sana dil uzatanlar haindir bence.
Vatan sevgisi imandandır dinimizce.
Bunu göremeyen körlere gelince.
Nar üstüne nar olasın canım Türkiye'm.
Burcu burcu kokar her bir köşesi.
Evliyalar diyarı Peygamberler beldesi.
Ecdadımın şaheseri geleceğin müjdesi.
Şanına layık olasın canım Türkiye'm.
Dünyalara değişmem Türkiye m seni.
Ben de sevmiyorum seni sevmeyeni.
Candan aziz bilip değer vermeyeni.
Senden saymıyorum canım Türkiye'm.
Senin için ölmek şereftir bana.
Bin kere şehit olsam az olur sana.
Seni bize bahşeden yüce yaradana.
Sonsuz hamt olsun canım Türkiye'm.
Bu kadar güzellikler toplanmışken içine.
Vaz geçmem senden haincesine.
Bir Türk dünyaya bedel dercesine.
Fedain olurum canım Türkiye'm.
Çanakkale Neresi?
On sekiz mart bin dokuzyüz on beş de.
Çanakkale destanının yazıldığı yerdir.
İtilaf develtlerinin birleştiği yerde.
Eşsiz kahramanlığın yaşandığı yerdir.
Türk milletinin tek yumruk olduğu.
Azim ve kararlılıkla karşı koyduğu.
Düşman askerini boğazda boğduğu.
Muhteşem savaşın yaşandıgı yerdir.
Hem deniz hem hava hem de karadan.
Ateş yağdıran düşmandan korkmadan.
Günlerce savaşan hem de bıkmadan.
İkiyüz elli bin şehidin verildiği yerdir.
İngiliz, Fransız, Hindu ve yandaşlaraına.
Kanada, Avusturalya gibi sırdaşlarına.
Yenizellanda nın da katıldıgı düşmanlarına.
Osmanlı tokatının vurulduğu yerdir.
Çanakkale boğazının kana bulandığı.
Hasta adamın günlerce dayandığı
Vatan uğruna canın hiçe sayıldığı.
Şanlı tarihimizin yazıldığı yerdir.
Vatan, millet, din ve devlet yolunda.
Şimdi hür yaşayan bizler uğrunda.
Rahat uyumak için toprağın bağrında.
Canını feda edenlerin yattığı yerdir.
Hürriyet uğruna ölmeyi şeref sayanların.
Çanakkale geçilmez diye tavır koyanların.
Düşman karşısında kale gibi duranların.
Destanlarının yazıldığı muhteşem yerdir.
İman gücüyle yazıldı bu büyük destan.
Geçilseydi Çanakkale gitmişti vatan.
Dua dua yalvarınca yüce Allah tan.
Sağnak sağnak rahmetin indiği yerdir.
Allah Allah diye çoşunca asker.
Kalmadı düşmandan hiç bir eser.
Nasip olsun o askere cennette kevser.
Dediğimiz arslanların yattığı yerdir.
GURBET ŞİİRLERİ
Avrupada 40. Yıl
Babam Avrupa Yolunda (1)
Köyümüzün suyu ve toprağı boldu.
Paramız olmayınca ellerin oldu.
Babam çaresini Avrupa da buldu
Fazla kalmam diyerek gitti Avrup'ya.
Bir Öküz parasıyla dönerim diyerek.
Vedalaştı bizimle mantısını yiyerek.
Düşmüştü yollara hem de yürüyerek.
Çabuk dönerim diyerek gitti Avrupa'ya.
Varını Yoğunu bu yolda verdi.
Bir seneye kalmaz dönerim derdi.
Bizleri canından da çok severdi.
Tez dönerim diyerek gitti Avrupa'ya.
Gözünün yaşını saklıyordu bizden.
Mektuplar beklerim diyordu sizden.
Yavaş yavaş kaybolurken gözden.
Çok durmam diyerek gitti Avrupa`ya.
Komşular toplanmıştı yollamak için.
Dedem dua ediyordu evladı için.
Niçindi bu ayrılık bilmem ki niçin.
Seneye dönerim diyerek gitti Avrupa`ya
Derdini söylemekten çekinirdi bizlere.
Çok önem verirdi söylenen sözlere.
Tebessümle bakarak mahzun yüzlere.
Merak etmeyin diyerek gitti Avrupa`ya.
Bizden ayrılırken nasıl ağlamıştı.
Hoşca kalın diyerek el sallamıştı.
Belli ki söyleyecek söz Kalmamıştı.
Göz yaşıni silerek gitti Avrupa`ya.
Köyünün havasını çekerken içine.
Bir aah çekmişti ki ölürcesine.
Kolay dönemiyeceğini bilircesine.
Dua edin diyerek gitti Avrupa`ya
Baban Avrupada (2)
Gidince Avrupa ya unutmadı bizleri
Mektupsuz bırakmadı hasretli gözleri
Unutmaz inşaallah köyündeki sözleri
Babam Avrupa dan döner inşaallah
Varınca Avrupa ya Biraz dolasmış
Almanya Belcika Hollanda ya ulasmış
Önceleri zor diyordu şimdi alısmış
Babam Avrupa`yı sevmez inşaallah
İş bulunca Hollanda da Mektubu geldi
Hasretlikten başka yok imiş derdi
Konserve fabrikasini nasıl da sevdi
Babam Avrupa da kalmaz inşaallah
Çabukca gecti sayılı günler
İzine geldi gurbetdeki köylüler
Baban da yakında gelecek dediler
Babam Avrupa dan döner inşaallah
Günlerce yolunu gözledik durduk
Her gelen gurbetci den onu soruyorduk
Ha bugün ha yarın gelecek diyorduk
Babam Avrupa dan gelir inşaallah
Bir gün kapımızı bir çalan oldu
Ben geldim deyince Gözlerim doldu
Sanki bütün dünya benim oldu
Babam Avrupa dan döndü inşaallah
Kavuşunca babama hasretlik bitti
Meğer izinli gelmişmiş bitince gitti
Belki seneye diyerek veda etti
Babam Avrupalı olmaz inşaallah
Koca koca yıllar geçti geçti gitti
Yeter artık bu ayrılık canımıza yetti
Bizi de götür dedik sabrımız bitti
Babam Avrupa da kalmaz inşaallah
Bizde Avrupadayız (3)
Otuz seneyi geçmişti babam gideli.
Bu kadar çok muydu Öküzün bedeli.
Bir türlü dönememiş geldi geleli.
Dönemeyince Babam bizi de getirdi.
Gelince dönememiş kalmış burada.
Çoluk çocuk sevdasına dalmış arada.
Kendisi burada bizler orada.
Dönemeyince babam bizi de getirdi.
Getirince yanına gözümden öptü.
Yüzüme bakarak boynunu büktü.
Dönemedim diyerek içini döktü.
Dönemeyince babam bizi de getirdi.
Köydeki sözlerini hatırlattım ona.
Öküz pahalıysa dedim aslaydın dana.
Öyle bir kızdı ki sus diye bana.
Dönemeyince babam bizi de getirdi.
Ömrünün çoğu burada geçmiş.
Kim bilir nice çileler çekmiş.
Emekli olunca belki dönecekmiş.
Dönemeyince babam bizi de getirdi.
Babamin hayalleri artmış çoğalmış.
Köydeki sözleri orada kalmış.
Gençliği gitmiş solmuş sararmış.
Dönemeyince babam bizi de getirdi.
Bir sene nasıl geçecek derken.
Erken dönerim demişti erken.
Kırklı yıllara doğru giderken.
Dönemeyince babam bizi de getirdi.
Ha bugün ha yarın dönerim demiş.
Bir yandan kazanmış bir yandan yemiş.
Kravatı takmış Foteri giymiş.
Dönemeyince babam bizi de getirdi.
Bu şiirim Hollanda Diyanet Vakfı tarafından organize edilen,
Hollanda ya gelişimizin 40. yılını
kutlama proğramında tertip edilen
şiir yarışmasında 2. seçilerek
300 euro ödül kazanmıştır.
Gurbette Ramazan
Gelince ramazan baslar yarismak.
Camiye dogru akin akin kosusmak.
Teravihle, sohbetle yeniden tanismak.
Gurbette da Ramazan ne güzel olur.
Günes batarinca aksam iftar yapilir.
Teravih den sonra birazdan yatilir.
Safak atmadan sahura kalkilir
Gurbette da ramazan ne güzel olur.
Gurbette da Ramazan bir baska baslar.
Herkes vaiz olur nasihate baslar.
Hep beraber baslayalim der arkadaslar.
Gurbette da Ramazan ne güzel olur.
Avrupa nin yerli halki hiristiyandir.
Bizim icin buralar uzak bir diyardir.
Bütün bunlarin ayri ayri önemi vardir.
Gurbette da Ramazan ne güzel olur.
Bu güzellik bulunmaz baska dinlerde.
Oruc tutmak ne güzeldir gurbet ellerde.
Ramazan boyu kur an okunur dillerde.
Gurbette da Ramazan ne güzel olur.
Fitrelerle zekatlarla fakirlerde sevinir.
Cami de hocalar fazilete deginir.
Hakkidir Müslümanlar dini ile övünür.
Gurbette da Ramazan ne güzel olur.
Hele Kadir gecesi hep birlikte cosariz.
Iftari yapar yapmaz camimize kosariz.
Bir geceyi sanki bin ay gibi yasariz.
Gurbette da ramazan ne güzel olur.
Oruc bitince pesinden bayram yapilir.
Küsler barisir bütün kinler atilir.
Oruc tutmayan da tutanlara katilir.
Gurbette da Ramazan ne güzel olur
NASİHAT ŞİİRLERİ
Oğluma Nasihat
Bir babanın en büyük esri
Hayırlı evlattır unutma oğul
Hayırı bırakıp seçersen şerri
Babanı yıkarsın unutma oğul
Namazı niyazı sakın terketme
Dogru yolu bırakıp yanlışa gitme
Allah'dan başkasına boynunu bükme
Yoksa cehennem de yanarsın oğul
Sigarayla başlar sevilmeyen işler
Şeytandandır içki ve kumar demişler
Bu yüzden ayrılmıştır sayısız eşler
Bunlardan uzakdur olurmu oğul
Sakın ha kendini yeterli sanma
Şeytanla nefsine asla kanma
Ahireti bırakıp da dünyaya dalma
Sonsuz yuvanı yıkarsın oğul
Arkadaşın kötüyse seni de bozar
Bu gün olmazsa yarın kuyunu kazar
İnanmazsan bana tarihin yazar
Dostunu düşmanını iyi seç oğul
Ne kadar severim bir bilsen seni
Gençliğin gidince anlarsın beni
Saygıyla karşılık ver sevgime emi
Ektiğini biçersin unutma oğul
Giden ömür bir daha geriye gelmez
Gencliğin kıymetini çokları bilmez
Insanlar ölse de ameller ölmez
Hayatın kiymetini iyi bil oğul
Kulluk vazifenden verme ha taviz
Senden uzakdursun rüşvet ve faiz
Nasihat istersen peygamberin vaiz
Herkesin lafına inanma oğul
Kızıma Nasihat
Rabbimin verdiği büyük nimetsin
Babanın gülüsün annene zinetsin
Yuvanda yumşacık dışarıda sertsin
Kendinin kıymetini bil emi kızım
Dünyanın cilvesine kapılma sakın
Elbisen bol olsun başörtünü takın
Emrinden çıkma dışarı cenabı hakkın
İmtihan da olduğunu unutma kızım
Başkasının hareketini rehber edinme
Peygamberi takip et kuranı dinle
Teminat veririm sana yeminle
Huzur islamda dır unutma kızım
Ayaklarının altına konduysa cennet
Bunun bir külfeti olacak elbet
Gelecek musibetlere sebatla sabret
Kazanacak sensin unutma kızım
Namazı bırakırsan kararır yüzün
Mahşer yerinde tutulmaz sözün
Rabbimden niyazım vermesin hüzün
İki cihanda da mutlu ol kızım
Allah ın emrinden dışarı çıkma
Günaha dalıp da ukbanı yıkma
Dünyanın meşakkatine canını sıkma
Asıl dünyamıza hazırlan kızım
Birileri biraz horlayacak seni
Belki de okuluna koymayacak seni
İnanan üstündür unutma emi
Mahşerde alacaksın hakkını kızım
Babandan alacagın en güzel hediye
Nasihattir kızım alırsan ciddiye
Yaşın gelmeden yetmiş yediye
Ömrünün kıymetini bil emi kızım
Geline Nasihat
(Kaynatana Saygılı Ol)
Kaynatanın yanında uzanır yatarsan
Arada bir çocuguna tokat atarsan
Yapma dediğini inadına yaparsan
Sevmez seni Kaynatan bilesin gelinim
Girince odana saatlarca çıkmazsan
Sabah vaktinde yataktan kalkmazsan
Çayını hazırlayıp sofrasını kurmazsan
Sevmez seni Kaynatan bilesin gelinim
Çarşıda gezmeyi fazla seversen
Yemeğini herzaman dışarıda yersen
Hele bir de karışmayın bana dersen
Sevmez seni Kaynatan bilesin gelinim
Hergün üç kere elbise giyersen
Parasına bakmadan kuföre gidersen
Yalan söyler bir de yemin edersen
Sevmez seni Kaynatan bilesin gelinim
Benim nasihatıma kulak tıkarsan
Kendini bilmezlerin lafına bakarsan
Akşamdan sonra dışarı çıkarsan
Sevmez seni Kaynatan bilesin gelinim
Geline Nasihat
(Kaynanana Saygılı Ol)
Yemekleri herzaman kaynanan yaparsa
Biriken bulaşıklar mutfakta kokarsa
Bir de camaşırları o yıkarsa
Sevmez seni Kaynanan bilesin gelinim
Çalışmayı sevmezsen ev işinde
Kaynanan koşturursa senin peşinde
Oğlunu görsen de hergün düşünde
Sevmez seni Kaynanan bilesin gelinim
Oturunca sofraya şapur şupur yersen
Kaynana su getir çabukca dersen
Ondan sonra dünyalarıda versen
Sevmez seni Kaynanan bilesin gelinim
Arada bir hürmetle öpersen elini
Aslında o da sever sakin gelini
Amma çok konuşur da tutmazsan dilini
Sevmez seni Kaynanan bilesin gelinim
Bazen kulağını tıka bazen yum gözünü
Hoşuna gitmese de tut onun sözünü
Eğer azrail görsün dersen yüzünü
Sevmez seni Kaynanan bilesin gelinim
Geline Nasihat
(Kocana Saygılı Ol)
Kocanın sözünden çıkma dışarı
Biraz sabırlı olursan gelir başarı
Kışın ortasında istersen baharı
Kocandan sevgi bekleme gelinim
Geçinmek sanattır yuva kurunca
Mutlu olmak gerek hayat boyunca
Unutursan kocanı karnın doyunca
Kocandan sevgi bekleme gelinim
Başkasının sözüyle hareket etme
Hakkını ara amma ileri gitme
Aranıza girerse yıkıcı fitne
Kocandan sevgi bekleme gelinim
Herkesi dost sanma uyanık ol
Kocana karşı saygıyla dol
Ararsan bu yoldan başka bir yol
Kocandan sevgi bekleme gelinim
Sevgiden kimseye gelmedi zarar
Gecimsiz hanımdan beklenmez yarar
Sevmek için onu vermezsen karar
Kocandan sevgi bekleme gelinim
Damada Nasihat
(Hanımına Sahip Ol)
Allah ın emriyle aldığın hanıma
İkramın bol olsun malına acıma
Eğer iyi bakmazsan gelin bacıma
Huzuru zor bulursun damat efendi
Helalinden başkasını görmesin gözün
Sadık ol yuvana tutulsun sözün
Harama dönderirsen mübarek yüzün
Huzuru zor bulursun damat efendi
Yıllarca senin için sakladı kendini
Çok aradı ancak buldu dengini
Vermezsen ona olanca sevgini
Huzuru zor bulursun damat efendi
Kabalığın herzaman öne çıkmasın
Üç günde hanımın senden bıkmasın
Hesabını sorarsan çorbanın tasın
Huzuru zor bulursun damat efendi
Hanımın sana Allah ın emaneti
Aklından geçirme ona ihaneti
Terk etmezsen eger bütün cehaleti
Huzuru zor bulursun damat efendi
Ebeveyne Nasihat
(Çocuğuna Sahip Ol)
Bir Çocuğun Feryadı
Ben dünyaya gelince sevinmiştiniz
Nur topu gibi diye övünmüştünüz
Midemi doldurmakla yetinmiştiniz
Ruhsuz olmaktan da kurtarın beni
Beni nekadar sevdiğinizi bilirim
Saygıda kusur eden birisi değilim
Aklım ermez çağrılan yere gelirim
Yanlışa çağırılmadan kurtarın beni
Dünyamı kurarken ukbamı yıkmayın
Dünya pereslerin sözüne bakmayın
Cahil bırakıp da beni yakmayın
Amelsiz kalmaktan kurtarın beni
Rabbimi tanımazsam neye yararım
Faydadan cok olur belki zararım
Dogru yolda gitmektir benim kararım
Yolumu kayıp etmeden kurtarın beni
İlginiz alakanız pek çoktur bana
Fakaat hepsi de dünyadan yana
Altımı temizler bakarsınız ama
Şuursuz olmaktan da kurtarın beni
Allah ın emrine boyun bükmezsem
Hakkı bilir de kulluk etmezsem
Günahkarlar gibi cennete gitmezsem
İnkarcı olmaktan bari kurtarın beni
Hasta olsam sizin de içiniz yanar
Diken batsa elime ciğeriniz kanar
Ögretmediyseniz dinimi neye yarar
Dinimden kopmadan kurtarın beni
Karnımı doyurmanız bana yetmiyor
Çeşit çeşit oyuncaklar çare etmiyor
Ruhumdaki boşluk bir türlü gitmiyor
Boşlukta boğulmaktan kurtarın beni
Herkese Nasihat
(Ölüme Hazır Ol )
Ruhlar alemindeki soruyu sorana
Doğru cevap vererek inandin Kurana
Dünyaya geldiğin günden bu yana
Yaptıklarını hatırla gelmeden ölüm
Doğdugunda aglıyordun herkes gülerken
Hayatını güzel yaşa gülesin ölürken
Nasıl günah işlersin ölümü bilirken
Günahlardan uzak dur gelmeden ölüm
Öldügünde yıkayıp kefenine sararlar
Namazını kılıca mezarına koyarlar
Sorgu melekeri gelir imanını sorarlar
Amelini güzel yap gelmeden ölüm
Kabirde başlayan berzah hayatına
Hazırlandıysan eğer erersin muradına
İtikadın bozuksa vururlar suratına
Ömrünü hayırla geçir gelmeden ölüm
Kıyamet kopunca ruhlar teslim edilir
Tekrar dirilince arasat a gidilir
Orada verilir kitaplar oku denilir
O gününün dehsetini bil gelmeden ölüm
Mahşer yerine adaletli mizan kurulur
Boynuzsuz koyun un hakkı sorulur
O gün peygamberlere dahi zor olur
Kendini o güne hazırla gelmeden ölüm
Sırat köprüsünden geçmeyi düşün
Zamanı gelmeden dünyadan göçüşün
Örnek olsun aleme senin ölüşün
Ameli salihin bol olsun gelmeden ölüm
Cehenneme götüren amellerden sakın
Uyarsan Kur an a alırsın hakkın
Belki de ölümün yarın dan da yakın
Hazırlığını tez yap gelmeden ölüm
Cennete gitmenin yolu iyi amelden geçer
Aslında gideceği yeri herkes kendisi seçer
Allah ın emrine uyanlar kevserden içer
Yolunu seçmekte acele et gelmeden ölüm
Devlete Nasihat
Birilerine cok görmeyin dindarca yaşamayı.
Yasaklamayın talebeye türban taşımayı.
Kahramanlık saymayın imam hatip kapamayı.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
Basiretiniz kapanırda göremezseniz.
Mühürlenide kalbiniz silemezseniz.
Halkın derdini dinlemezseniz.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
Koyduğunuz kurallardan oluşmasın illet.
Fazla baskıya gelmez bu millet.
Yamuk kararlar almayı denerse devlet.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
Laiklik adına zulum yaparsanız.
Kural koyarak yanlışa saparsanız.
Her dindara irticaci kulpu takarsanız.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
Başörtüsünden kimlere geldiki zarar.
Yasak koymak icin verdiniz karar.
Bu yasaktan kimseye gelmezki yarar.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
Koydugunuz bu yasaklar bize yaramaz.
Devletin de bunda çıkarı olamaz.
Bu milleti seven bu kuralı koyamaz.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
Bir iki kişiden örnek vererek.
Milleti germeyin irticacı diyerek.
Yarın oy isterseniz bize gelmerek.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
ÖZLEM ŞİİRLERİ
Ben Köyümü Özledim
Seher vakti Başlayan neşeli günleri.
Cıvıl cıvıl ötüşen kuşları bülbülleri.
Ezan sesini ve köyümdeki gülleri.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Güneş doğarken bağıran çoban sesini.
Kuzusundan ayrılan koyun melemesini.
Şehre gitmek için otobüs beklemesini.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Sabahları koşarak okula gitmeyi.
Hafta sonu tarlada buğday ekmeyi.
Yaz gelince ormanda öküz gütmeyi.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Orak ile günlerce ekin biçmeyi.
Deste yapıp yığınlara çekmeyi.
Kağnıyla getirip harmana dökmeyi.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Sapı saman yapmak için yere sermeyi.
Öküzleri koşarak düven sürmeyi.
Mesesi, boyunduruğu bir de zevleyi.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Anadut ve dirgen ile saman deşmeyi.
Yaba ile savurarak dene seçmeyi.
Susayınca su içtiğim aşağı çeşmeyi
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Bağını, bahçesini, ekmeğini, aşını.
Tozunu, toprağını, kayasını, taşını.
Yağmurunu, dolusunu, karını, kışını.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Yufkayı, bazlamayı, evimizi, barkımızı.
Çocukken söylediğimiz şarkımızı.
Gidince gurbete, köydeki farkımızı.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Sapanı, pulluğu, Traktörü, dozeri,
Helkeyi, güğümü, kalburu, gözeri,
Köylümün konuştuğu güzel sözleri.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Heybeyi, kürtünü, yuları, semeri.
Ölçeği, batmanı, sepeti, seleyi.
Tırmığı, tırpanı, tapanı ve fileyi.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Çömleği, çanağı, yayık ile durağı.
Küpü, testiyi, maşrabayı, yuvağı.
Kerpiçi, tezeği, tandırı ve ocağı.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Arkadaşlarla buluşup takım kurmayı.
Kurulan takımda kaptan olmayı.
Atın, eşeğin sırtında cirit atmayı.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Özvatan elmasını Kayapınar suyunu.
Büyüktoraman da oynadığım oyunu.
Silahtar asıllı Tuğlaşahlı soyunu.
Her şeyiyle ben köyümü özledim.
Çocukluğumu Özledim
Ne gamım vardı ne de kederim.
Bir sütüm vardı bir de bezlerim.
Aklıma düştükçe arzu ederim.
Ben çocukluğumu özledim.
Yemeğimi yatarak yerdim.
Kimse bana değmesin derdim.
Altımı ıslatır bir de gülerdim.
Ben çocukluğumu özledim.
Anamın kucağından inmezdim.
Kalp kırmak nedir bilmezdim.
Kaba insanları hiç sevmezdim.
Ben çocukluğumu özledim.
Annemin ninnileri nasıl güzeldi.
Sanki hepsi bana özeldi.
Bu ihtiyarlık da ne çabuk geldi.
Ben çocukluğumu özledim.
Hep gülerdi yüzüm karnım doyunca.
Hele bir de altım kuru olunca.
Yatardım beşiğime boylu boyunca.
Ben çocukluğumu özledim.
Ekmek gibi muhtaçtım sevgiye.
Yine de naz ederdim küçüğüm diye.
Yorgun yorgun bakınca geriye.
Ben çocukluğumu özledim.
Kimsenin malında yok idi gözüm.
Hiç kimseye dokunmazdı sözüm.
Nur üstüne nur idi sanki yüzüm.
Ben çocukluğumu özledim.
Herkes dost idi yoktu düşmanım.
O zaman zayıftım şimdi şişmanım.
İnanın büyüdüğüme pişmanım.
Ben çocukluğumu özledim.
Yerde sürünmeyi çok severdim.
Kuzuların peşine düşer giderdim.
Bir civ civ görsem benimdir derdim.
Ben çocukluğumu özledim.
Bir dokunan olsa basardım feryadı.
Duyan da sanır ki bir yerim kanadı.
Buna derler ya işte çocuk inadı.
Ben çocukluğumu özledim.
Üstüme başıma yemek dökmeyi.
Anam dövünce boyun bükmeyi.
Canım sıkılınca çorap sökmeyi.
Ben çocukluğumu özledim.
Su da oynamayı nasıl severdim.
Dere boyunca koşar giderdim.
Islatınca üstümü dayağı yerdim.
Yine de ben çocukluğumu özledim.
Bir Nesil Bekliyoruz
Bir nesil bekliyoruz soyluların soyundan.
Tekbirlerle gelecek Kur an ın yolundan.
Örnekler alarak peygamberin huyundan.
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil.
Bir nesil bekliyoruz, hakkı hakim kılacak.
Mazlumlarin üstüne, Güneş gibi doğacak.
Zalimlerin zulmünü, adaletle boğacak.
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil.
Bir nesil bekliyoruz, Dünyaya nam salacak.
İlim deryasının dibine, damgasını vuracak.
Topyekûn insanlığa, hakikatı sunacak.
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil.
Bir nesil bekliyoruz, insanları çok sevecek.
Bir tek insan aç olsa, o bir şey yemeyecek.
Bir fedakar aransa, ben varım diyecek.
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil.
Bir nesil bekliyoruz, Dünyaya yayılacak.
Gittiği her yerde, şerefiyle anılacak.
Bütün insanlık ondan, feyizler alacak.
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil.
Bir nesil bekliyoruz, yüzümüzü ak edecek.
Paslanmış kalpleri, şanıyla pak edecek.
Dört gözle bekliyoruz, geldi ha! gelecek.
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil.
Bir nesil bekliyoruz, korku nedir bilmeyecek.
Zalimlerin üstüne, arslan gibi kükreyecek.
Allah tan başkasına, boyun bükmeyecek,
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil.
Bir nesil bekliyoruz, hakkıdır bu halkın.
Hakka teslim olanların zaferi çok yakın.
Bunlarda olacak mı demeyin ha sakın.
Yola çıktı geliyor, beklenen nesil
KASİDELER
Dua Kasidesi
Günahim cok biliyorum.
Senden özür diliyorum.
Af etmeni bekliyorum.
Af eyle Rabbim af eyle.
Nice zaman isyan etdim.
Pisman oldum tövbe etdim.
Sonra yine kusur etdim.
Af eyle Rabbim af eyle.
Nefsim bana düsman oldu.
Her tarafim günah doldu.
Cogu ömrüm heder oldu.
Af eyle Rabbim af eyle.
İsyanim çok hem de fazla.
Af dilerim bin niyazla.
Rahmetinle fazla fazla.
Af eyle Rabbim af eyle.
Dünya dolu niğmet verdin.
Bana sükür edin dedin.
Günahını mümin ferdin.
Af eyle Rabbim af eyle.
Rahman sensin Rahim sensin.
Günahımı bilen sensin.
Af etmeyi cok seversin.
Af eyle Rabbim af eyle.
Kullarına cok verensin.
Af diyeni pek sevensin.
Ben kulunu af edesin.
Af eyle Rabbim af eyle.
Senden gelen her şey güzel.
İmkan verdin bana özel.
Tövbe ettim güzel güzel.
Af eyle Rabbim af eyle.
Benim halim budur işte.
Sonum kötü bu gidişle.
Af dilerim bin ümitle
Af eyle Rabbim af eyle.
Düğün Kasidesi
Bugün dügünü olanlara
Yeni yuva kuranlara
Bir duamiz var onlara
Rabbim sizi mesut etsin
Saygı duyun eşinize
Övgü gelsin peşinize
Huzur dolsun evinize
Rabbim sizi mesut etsin
Dünya fani unutmayın
Hic kimseye kin tutmayin
Dogru yoldan sapmayın
Rabbim sizi mesut etsin
Yarış edin mesru yolda
Sabır edin darda bolda
Gıybet etmen sagda solda
Rabbim sizi mesut etsin
Helal yoldan kazan malın
Haramlardan uzak kalın
Yaratan dan rıza alın
Rabbim sizi mesut etsin
Bütün günahlardan kaçın
İsyanlara bayrak açın
Yuvanıza huzur sacın
Rabbim sizi mesut etsin
İnandınız böyle oldu
Düğününüz güzel oldu
Herkes sizden huzur umdu
Rabbim sizi mesut etsin
Herseyiniz güzel olsun
Evinize çocuk dolsun
Mevlam sizden razı olsun
Rabbim sizi mesut etsin
Sünnet Kasidesi
Sünnet olan kücük gencler.
Rabbim size ömür versin.
Hayat boyu huzur dolu.
Sağlık ile sıhat versin.
Hayırlı sünnetler olsun.
Hayatınız huzurla dolsun.
Evlenmek te nasip olsun.
Rabbim size ömür versin.
Hayırlı evlatlar olun.
Büyüklere saygı duyun
Allah ın emrine uyun.
Rabbim size ömür versin.
Peygamberden örnek alın.
Sünnetine sahip olun.
Üzerinde nurlu yolun.
Rabbim size ömür versin.
Allah Allah diye diye.
Asker olun yüce dine.
Vatan millet aşkı ile.
Rabbim size ömür versin.
Cümle alem sizi sevsin.
Yüce rabbim ilim versin.
Dindarlıkta daim etsin.
Rabbim size ömür versin.
Cesur olun korkak degil.
Cömert olun cimri degil.
Helal isten haram degil.
Rabbim size ömür versin.
Erkek olduk artık deyin.
Haksızlığa göğüs gerin.
Herkesin hakkını verin.
Rabbim size ömür versin.
Müslüman Türk'üm Ben
Ben kendi destanımı kendim yazarım.
Kopya çekmem çekti diyenlere kızarım.
Müslüman Türküm ben ikisinide yaşarım.
Kimse benim yaşantıma laf, atmasın ha!
Ben vatan sevgisi denince herkesi gecerim.
Milletime laf söyleyenin dilini keserimi.
Sekiz kapılı cennet gibi Türkiyem var benim.
Kimse beni garip diye, horlamasın ha!
Ben yanlışa yanlış doğruya dos doğruyum.
İslamın bir ferdiyim hemde Türk oğluyum.
Gecmişim belli soylulardan bir soyluyum.
Kimse benim soyum ile alay, etmesin ha!
Ben yurdumu canımdan cok severim.
Amma din düşmanlarına iyi mi diyeyim.
Zulmeden zalimdir yalanmı söyleyeyim.
Kimse beni hainlikle, suçlamasın ha!
Ben yıllardır gurbet de Türkiyemle yaşıyorum.
Müslümanlıkla Türklüğü ayıranlara şasıyorum.
Beden Türkiye ise ruhu İslamdır diyorum.
Kimse ruhu bedenden ayrı, düşünmesin ha!
Ben insanları çok severim yaratandan ötürü.
Sünni,Alevi ne farkeder zalimlik değilse özürü
Dindara reva görülürken baskı ve sömürü.
Kimse beni boş laflarla, suçlamasın ha!
Ben zır cahil değilim dinimi bilirim.
Zalimin zulmüne boyun eğici değilim.
Haksızlık karşısında coskun sel gibiyim.
Kimse önüme barajlar koyma kalkmasın ha!
www.tuglasah.net/şiirdemetleri
Zeynel Çifçi' nin yazmış olduğu Şiirlerin bir kısmı Ziyaretci Defteri
KİMLİK ŞİİRLERİ